Sam Shackleton, doğu ezgilerinden beslendiği müziğiyle tanım ve içerik itibariyle halen karışık bir janr olan dubstep'in mühim isimlerinden birisi.
Ağırlıkla ortadoğu ezgilerinden etkilenmiş karakteristik çalışmalarını 2004 senesinden beri dinleyicilere sunan sanatçı, Skull Disco plak şirketini de ortağı Appleblim ile birlikte işletmekte. Rough Trade’in yayınladığı 2004'ün en iyi parçaları toplamasında yer alarak adını dünyaya duyurmuş olan Shackleton, alışılagelmiş dans müziği prodüktörlerinden oldukça farklı. Eklektik yaklaşımı ile Afrika ve Ortadoğu ritimlerini sıkça kullanan ve bunları D&B altyapıları ile buluşturup karmaşık yapılar oluşturan müzisyenin parçaları çeşitli toplamalarda yayınlandı.
Dans müziği sahnesinin Ricardo Villalobos ve Cassy gibi meşhur isimleri tarafından setlerde ve mix albümlerinde parçaları kullanılan Shackleton'ın esas olarak üne kavuşması ‘Blood On My Hands’ adlı parçasının Villalobos tarafından remixlenmesi ve bu remix’in farklı janrların takipçileri arasında büyük yankı uyandırması ile oldu. Bas ağırlıklı, kesik beat’ler ve aksak ritimlerin microhouse ile buluştuğu bu parça yayınlandığı günden günümüze kadar geçen kısa sürede bir çok benzer denemenin önünü açan bir çalışma olmuş oldu.
İlhamlarını dans müziğinin dışından alan Shackleton en çok etkilendiği ve dinlemekten keyif aldığı müzisyenler arasında Nusrat Fateh Ali Khan, Public Image Limited, Savage Republic ve (ülkemizde gerekli ilgi ve üne sahip olmayan) Erkan Oğur'u gösterirken bir yandan da yerel müzikleri, özellikle Etiyopya ve Eritre bölgesinin müziklerini takip ettiğini belirtiyor. Kaynaklarının çeşitliğiliği ve bolluğu icra ettiği müzikte kendini sürekli olarak hissettirmekte, bir çalışmasında 80’lerden kalma bir post-punk parçasını kendince yorumlarken (‘Next to Nothing’) başka bir parçasında Lübnan dialektinde Arapça sample’larla (‘Hamas Rule’) gene arap yarımadasından alınmış ezgileri tipik Londra bazlı step ritimleri ile harmanlayabiliyor.
Çoğu çalışmasında vokalleri bir MC aracalığı ile değil de çeşitli dillerde olan sample’lar yoluyla müziğine iliştiriyor. Yarattığı sesler kulağa başta sakin gelse de, dinledikçe insanı huzursuz eden ve çok derinden gelen patlamaların yol verdiği kontrollü bir bas kaosu olduğu anlaşılıyor. Etnik öğelerle birleşen çok sayıda değişken bu müziğin aslında gerçek anlamda jungle olup olmadığı sorusunu da getirmiyor değil akıllara.
Skull Disco etiketi ile genellikle partneri Appleblim ile ortaklaşa hazırladığı split plakları yayınlayan Shackleton da vinilin tartışmasız üstünlüğünü savunanlardan, hatta kendisi CD çalmayı reddettiğini ve CD mixerlerini kullanmayı bilmediğini, öğrenmeye de niyetinin olmadığını belirtiyor.
Kısa sürede Tempa, Hyperdub, DMZ gibi hatırı sayılır dubstep label’ları ile aynı solukta anılmaya başlanan Skull Disco kataloğuna son olarak Shackleton, Appleblim ve Gatekeeper'ın çalışmalarının toplandığı ‘Soundboy Punishments’ albümü eklendi. Birçok (şimdiden) klasiğin toplandığı bu çalışmayı edinmeniz şiddetle önerilir.
www.TRANCETURK.net